Bugün doğum günüm ve her yeni yaş biraz hüzünlendirir beni. Biraz da heyecanlandırır sebepsizce.
Bitirdiğim yaşı düşünürüm, her bir yılı, neler yaşadığımı, neler öğrendiğimi…

Yaşadığımız günlerin sayısı değil bence önemli olan, o günler de neler yaşadığımız mühim.
İnsanın gerçek yaşını da bu yaşadıkları belirliyor mu zaten? Sürenin ne önemi var boş geçtiği sürece?

Büyümek de buna bağlı işte, neler yaşadığına, neler gördüğüne.
Bir insan büyümeyi inkar ederse büyümeyebiliyor galiba. Yaşadıklarının kendine kattıklarını kabullenmezse hiçbir şey öğrenmeyebiliyor.

Ben biraz fazla abarttım sanırım öğrenmeyi, ders almayı.
Sadece kendi yaşadıklarımdan değil başkalarının yaşadıklarından da bir şeyler çıkarmaya çalıştım bu son yaşımda.
Bu yüzden bir yaş büyümüşüm gibi gelmiyor. Ağır geliyor biraz daha. Sıkıntı öğrendiklerini bırakamıyorsun bir daha, yok edemiyorsun.

Ama hep gülüyorum. Gülmeye de devam etmeyi düşünüyorum.
Yüzümüzdeki ifade bizi gösteren, insanların aklına kazıyan şey değil midir?
Bu yüzden gülerek hatırlanmak güzel. Yaşların getirdiklerini içimde topluyorum ve büyüyorum. Dışarıdan izliyormuşum gibi geliyor bazen bu süreci.

İnsan hep büyüme sürecinde olmalı zaten. Yerinde saymak neye yarar ki? Sadece bazen büyümek biraz acı.

18 yaşımı doldurdum bugün. İçimde biraz daha fazla hissetsem de her yaş güzel. Güzel olsun. Çok şey öğretsin bana, yıpratmadan çok.