Ölmek istemiyorum! Bu haykırış bir annenin yalnızca 10 yaşındaki kızının gözü önünde Fedai Varan tarafından katledilen bir annenin acı dolu son sözleri…

Türkiye’de katledilen kadınlardan sadece birisidir Emine Bulut. Kızına son sözü ‘Ölmek istemiyorum!’ olan bir anne ve annesine son sözü ‘Anne lütfen ölme!’ olan 10 yaşında bir kız. Biri topraktaki bir ölü diğeri ise artık yaşayan bir ölü.

Ne yazık ki günümüz Türkiye’sinde bu tür haberlere alıştırıldık. Ama alışmamalıyız, alıştırmamalıyız. Bunu normal bir konu gibi görmemeliyiz. Muhtemelen bir kaç hafta sonra Özgecan Aslan, Şule Çet ve daha nicelerinde olduğu gibi medyadan ve gündemden düşecektir Emine Bulut Cinayeti‘de.

Ayrıca bu cinayetler erkek kadın değil insanlık meselesi. Hiç bir olay bir insanın başka bir insanın veya her hangi bir canlının hayatını elinden alma hakkı sunmaz, sunamaz. Türkiye’de ve Dünya’da kadın cinayetlerinin, katliamların olmadığı yarınlar dileğiyle…


Anne Lütfen Ölme ~ İsa Efe

Anne lütfen ölme!
Bırakma bu can çekişen kızını,
Gitme kan kırmızı halinle,
Ölen sen misin, ben miyim, yoksa insanlık mı?
Anne ne olur ölme!
Bak; ‘Ölmek İstemiyorum’ diyorsun işte,
Eğer biri ölecekse;
Ben ölürüm senin yerine,
Lütfen ölme anne,
Anne lütfen ölme!

Oysa o gün ne güzel başlamıştı,
Yanağıma öpücükler kondurarak uyandırmıştın beni,
‘Hadi kızım, kahvaltı hazır’ deyip, okşamıştın başımı,
Ve yine sıcacık sevginle süslemiştin soframızı,
Ekmeğime sürdüğün bal, yumurtanın sarısı,
Gözlerime bakarken, ne de güzeldin sen,
Annem, bardağımdaki sütün beyazı…

El ele yola çıktık;
Komşumuzun düğününde giymem için;
Bana yeni bir elbise alacaktık,
Ben pembeyi seçmiştim, annem lilasını,
Israr edince kırmazdı ki kızını;
‘Ne de güzel yakıştı’ deyip,
Sıvazladı sırtımı…
Neşe içinde yürüyorduk,
Çok mutluyduk biz, gülüyorduk,
Adım adım dolaşmıştık Kırıkkale sokaklarını,
Hem dondurmada almıştık,
Üstelik ben üç top almıştım,
Limonlusu, karamellisi, vanilyalısı…

Ah annem, keşke o buluşma olmadaydı ?
Bir anda dünyamız karardı;
Bu nasıl bir vahşet anne?
Merhameti yitirmiş taşlaşmış yürek,
Zaman durdu, nefesim kesildi,
O boynundan dökülen kan mıydı,
Bu nasıl zalimlik anne?
Niye çirkin ki bu kırmızı!
Yetişin, koşun, bi şey yapın,
‘Ölmek istemiyorum’ diyor annem,
Görmüyor musunuz çırpınışımızı?

Annem, annem sana söz;
Söylediğin her şeyi yapacağım;
Yeter ki sen ölme, ölme anne;
Akşamları tam vaktinde yatacağım,
Kahvaltımı bir daha yarım bırakmayacağım,
Bak, sana çocuk sözü veriyorum anne,
Daha az oynayacağım bilgisayarda,
Derslerime daha çok çalışacağım.

Seni benden almamalılar anne;
Hayallerimi,umutlarımı, yarınlarımı çalmamalılar!
Kanatsız ben nasıl uçarım anne?
Sensiz ne yaparım, kime ağlarım!
Kime anlatırım acıyan yanımı?
Kim siler senin gibi göz yaşımı,
Kim basar bağrına, kim sarıp sarmalar,
Kim tarar senin gibi saçlarımı,
Defalarca koklayıp kim öper,
ve kim; ‘Melek Yüzlüm’ deyip uyutur koynunda.
Karanlık gecelerimde, korkarak uyandığımda,
Kime sarılırım ki ben?
Gök gürlediğinde, kimin yanaşırım yamacına?
Kim anlar, annesiz kalmış halimi,
Anne ne olur ölme, öksüz koyma beni…

Anne, anne lütfen ölme!
Bırakma bu can çekişen kızını,
Gitme kan kırmızı halinle,
Ölen sen misin, ben miyim yoksa insanlık mı?
Anne ne olur ölme!
Bak; ‘Ölmek İstemiyorum, Ölmek İstemiyorum’ diyorsun işte,
Eğer biri ölecekse;
Ben ölürüm senin yerine,
Lütfen ölme anne,
Anne lütfen ölme!
Ölmesin artık anneler, anneler ölmeyin,
Kimse benim gibi ağlamasın,
Ölmesin, ölmesin artık anneler,
Çocuklar, yalnız kalmasın,
Çocuklar, yalnız kalmasın…